Gemiyle BODRUM, Motorla İSTANBUL
14-21.08.2008
Yoğun bir çalışma döneminin ardından sonunda beklenen
vakit geldi. Bir haftalık izin planımız hazır. Uzun yol
yapabileceğimiz bir motosiklet kiralayıp, önce gemiyle
Bodrum'a gidecek, orada birkaç gün geçirdikten sonra da geze
geze İstanbul'a döneceğiz.
MAVİ RÜZGAR
Borusan İstinye'den gezinin ilerleyen zamanlarında ve
döndükten sonra "Mavi Rüzgar" olarak anacağımız 2008 model
bir BMW F 650 GS kiraladık. Önümüzdeki bir hafta boyunca
birlikte 1.000 km.'den fazla yol yapacağımız Mavi Rüzgar'ı
çarşamba akşamından teslim alıp İstanbul'da tanıyıp
bildiğimiz yollarda gezerek biraz muhabbetimizi artırdık.
GEMİYE BİNİŞ VE YERLEŞME
14 Ağustos Perşembe günü tüm hazırlıklarımızı
tamamladıktan sonra gemiye gitmek üzere yola çıktık.
Ahmedinejad'ın aynı güne denk gelen İstanbul ziyareti
nedeniyle trafik felçti. Bu durum nedeniyle gemiden yapılan
"yolcuların durumdan kaynaklanan bir mağduriyeti olmaması
için 20:00'ye kadar geciken tüm yolcuların bekleneceği"
duyurusunu dikkate alarak hareket saati 18:00 olan ve normal
şartlarda 16:30 gibi biniş yapmamız gereken gemimize tam
18:00'de biniş yaptık ki olur da herkes vaktinde gelmişse
beklenen biz olmayalım :)
Gemimizin garajına "Mavi Rüzgar"ı parkedip, motoru
soğuduktan sonra da görevliler yardımıyla bağlayıp iyice
sabitlediğimizden emin olarak odamıza gitmek üzere bir
görevli eşliğinde resepsiyona çıktık.
Odamızın anahtarını alıp eşyalarımızı odamıza
yerleştirdikten sonra geminin limandan ayrılışı sırasında
İstanbul'u seyreylemek niyetiyle güverteye çıktık. Bir süre
havuzun orada oturduktan sonra bir şeyler içmek ve tavla
oynamak üzere kafenin bulunduğu bir alt kata indik.
İSTANBUL'A VEDA VE GEMİ YOLCULUĞU
Küçük bir geminin bizi çekelemesiyle limandan ayrıldıktan
sonra küçük gemiye veda edip ardımızda köpükler bırakarak
İstanbul Boğazı'nda yol almaya başladık...
Gemiyle ulaşımın en güzel yanı gemide sauna, fitness,
havuz, kafe, restoran, bar gibi keyifli vakit geçirebilmek
için birçok seçenek bulunuyor olması. Gemide bu kadar çok
seçenek olunca insan sanki 24 saatlik bir yolculukta
değilmiş de çoktan tatile başlamış gibi hissediyor
kendisini. Uçakla gidiyor olsaydık aracımızı yanımızda
götürmek gibi bir şansımız da olamayacaktı. Ayrıca diğer
ulaşım seçeneklerine nispeten çok daha fazla atık yaratıyor
olması nedeniyle (kaynak : İklimi Kurtarma Kılavuzu
http://www.greenpeace.org/turkey/press/reports/iklimi-kurtarma-k-lavuzu)
de uçakla ulaşım benim için son tercihtir. Zaten havaalanına
varmak için çekeceğim trafik eziyetiyle, havaalanındaki
güvenlik kapılarındaki bekleyişle... v.s. diğer seçeneklere
göre daha zor geliyor bana. Umarım üç yanı denizlerle
çevrili cennet vatanımızda deniz ulaşımı daha da gelişir.
... DEVAMI YAKINDA ...
|