Ana Sayfa >
Üniversite hayatı23 Ekim 2008 Perşembe, 16:45
Üniversite hayatı...
Bu sene Zincirlikuyu - Avcılar Metrobüs Hattı'nın
açılmasıyla ben de artık okuluma daha kolay ulaşır oldum ve
4. senemde 2 yıldır gitmememden kaynaklanan gecikmeyle 2.
sınıfa başladım. 14-16 Ekim tarihleri arasında Kültür
Kulübü'nün düzenlediği açılış etkinlikleri vardı.
Etkinlikler kapsamında söyleşi için ayrı zamanlarda
sırasıyla Yüksek Sadakat, Gökhan Kırdar, Bedük, Şevval Sam
ve Hıncal Uluç geldi fakültemize. Ben sadece Şevval Sam ile
Hıncal Uluç'un söyleşilerine katılabildim. İyi ki de
katılmışım.
 Afişlerde sadece isimler ve
üstlerinde söyleşi yazdığı için pek de bir şey canlandıramadım
kafamda. Yani gelip ne anlatacaklar, ne konuşacaklar aklıma
bir şey gelmedi; fakat biraz geç de olsa salona girdiğimde
Şevval Sam şöhretin insanın hayatına etkilerinden bahsederek
konuya bir giriş yaptı. Şöhretin maddi getirilerinin yanında götürüleri de olduğundan ve getirdiklerinin de bir yere
kadar olduğundan bahsetti. Sonra da şöhretle başka ne
yapabileceğini ve bir insan olarak varoluşunu sorguladığında
üzerinde çalışmak üzere 3 başlık belirlediğini söyledi.
Bunlar; eğitim, çevre ve kültürel farklılıklar. Artık tabiri
yerindeyse kapı kapı dolaşıp insanları bu konularda
bilinçlendirmeye çalışıyor ve düşünmeye teşvik ediyormuş.
Bunları dinlediğim anda benden uzakta, farklı bir hayatı
yaşayan biriyle bu kadar paralel düşünceler içerisinde olmam
bende çok değişik duygular yarattı. Eğer bir gün denk
gelirseniz mutlaka Şevval Sam ile tanışın, söyleşilerine
katılın ve yine böyle sosyal sorumluluk projelerinde
görürseniz destek verin. Söyleşiler iki şekilde gelişiyor
çoğu zaman. Bunlardan birinde Şevval Sam'ın söyleşisinde
olduğu gibi söyleşi için gelen kişinin anlatmak istedikleri
oluyor ve bunun üzerinde şekilleniyor söyleşi, diğerinde ise
katılımcıların sorularıyla şekilleniyor. Hıncal Uluç'un
geldiğinde bugüne özel bir konu seçmediği belliydi. Hatta
kendisi de "Evet... soru yoksa gidebiliriz" şeklinde
espriyle karışık katılımcıları soru sormak konusunda teşvik
etmeye çalıştı. O anda bu durum biraz hayalkırıklığı
yaratmış olsa da vakit geçtikçe sessizlik yerini güzel bir
söyleşiye bıraktı. Sonuçta Hıncal Abi çok kültürlü biri. Bir
hayat insanı. Bir çok konuda gezen, gören ve yazan biri. O
da sorulan sorulardan yola çıkarak anlattı anlatmak
istediklerini. Yine faydalı ve keyifli bir söyleşi oldu
benim gözümde. Şevval Sam'a, Hıncal Uluç'a ve her ne
kadar katılamamış olsam da açılış etkinliklerimize gelen
herkese buradan teşekkür ediyorum. Açılış
etkinliklerinin son gününde de bahçede küçük bir eğlence
düzenlendi. Biz de orada güne renk katmak adına geçmişten
günümüze Barış Manço, Ezgi'nin Günlüğü, Teoman, Yaşar ve
Yeni Türkü gibi isimlerin şarkılarıyla, Tahsin arkadaşımla
birlikte küçük bir konser verdik. Resimleri ve videoları
çok yakında ekleyeceğim. Görüşmek üzere. Sevgiler.
|